Zehirlenmeler

Zehirlenmeler

Zehirlenmeler genel anlamda; Zehir, belirli bir miktarda alındığında vücutta kalıcı veya geçici tahribatlar yaratan zararlı maddelerdir. Zehirlenme ise vücuda zehirli (toksik) bir maddenin girmesi sonucu normal fonksiyonların bozulmasıdır. Zehirlenmenin şiddeti; zehrin niteliği ve miktarı, vücuda giriş yolu (solunum, sindirim, deri), insanın yapısı (ağırlık, direnç, taşıdığı hastalıklar vb.) gibi birçok faktöre bağlıdır. Zehirlenmelerin büyük bir çoğunluğu evlerde meydana gelir. Evlerde meydana gelen zehirlenmeler, en çok 5 yaş altı çocuklarda görülmekte ve % 5’ i ölümle sonuçlanmaktadır.

Zehirlenmelerde ilk yardımın temel amaçları şunlardır:

  • Vücudun zehirden daha fazla etkilenmesini önlemek için zehri vücuttan veya hastayı zehirli ortamdan uzaklaştırmak

 

  • Hastanın hayati fonksiyonlarının devamını sağlamak

 

  • Vücuttaki zehri zararsız hâle getirmek

 

  • Zehirlenmeye neden olan maddenin belirlenerek hastayla birlikte sağlık kuruluşuna iletilmesini sağlamak

Zehirlenme durumunda Ulusal Zehir Danışma Merkezi (UZEM) ücretsiz olarak 114 numaralı telefon ile aranarak bilgi alınabilir.

Zehirlenme Yolları

Zehirlenme, zehrin vücuda giriş yollarına göre sindirim, solunum, deri olmak üzere üç yolla meydana gelir.

SİSTEMLER BELİRTİLER
Sindirim sistemi bozuklukları Bulantı, kusma, karın ağrısı, ishal
Sinir sistemi bozuklukları Rahatsızlık hissi, hareketlerde uyumsuzluk, havale
ve bilinç kaybı
Solunum sistemi bozuklukları Nefes darlığı, morarma, solunum durması
Dolaşım sistemi bozuklukları Nabız bozukluğu, kalp durması

Zehirlenmelerde genel belirtiler

Sindirim Yoluyla Zehirlenmeler

En sık rastlanan zehirlenme yoludur. Zehirli mantarlar, kabuklu deniz hayvanları, bozulmuş besinler, ilaç, alkol, ev ve bahçelerde kullanılan kimyasal maddeler (böcek ilaçları, temizlik maddeleri, zehirli otlar vb.) sindirim yoluyla zehirlenmeye neden olabilir. Bazı maddeler (ilaç, alkol vb.) fazla miktarda ya da bir arada alındıklarında zehirlenme belirtileri gösterir.

Sindirim yoluyla zehirlenmelerde belirtiler

Alınan maddeye göre değişmekle beraber genelde;

  • Bulantı, kusma, ishal, karın ağrısı
  • Soğuk terleme, renkte solukluk
  • Bilinç bulanıklığı, şok, havale

Sindirim Yoluyla Zehirlenmelerde İlk Yardım

  • Bilinç kontrolü yapılır.

 

  • Yaşam bulguları (ABC) değerlendirilir, gerekirse suni solunum ve kalp masajı yapılır. Suni solunum uygulamasında varsa solunum maskesi kullanılır.

 

  • Gerekirse Ulusal Zehir Danışma Merkezi (114) aranır ya da tıbbi yardım (112) istenir.

 

  • Bilinç açık ise ağız su ile çalkalanır, zehirli madde ele temas etmişse el sabunlu su ile yıkanır.

 

  • Kişi kendiliğinden kusuyorsa mide içeriğinin soluk yoluna kaçmaması için başı yana çevrilir. Çıkan muhteviyat bir kap içine toplanarak hasta ile birlikte teslim edilir.
  • Zehirlenmeye neden olan madde ne olursa olsun hasta kesinlikle kusturulmaya çalışılmaz.
  • Bilinç kaybı varsa koma pozisyonu verilir.
  • Hasta fazla hareket ettirilmez ve üzeri örtülür.

 

  • Olayla ilgili bilgiler toplanarak kaydedilir. Bunlar;

 

  • Zehirli maddenin türü
  • İlaç ya da uyuşturucu alıp almadığı
  • Hastanın saat kaçta bulunduğu
  • Evde bulunan ilaçlar ve kutuları vb.

Solunum Yoluyla Zehirlenmeler

Zehirli maddenin solunum yolu ile alınması sonucu oluşur. Genellikle zehirli gazlar (karbonmonoksit, karbondioksit vb.), uçucu kimyasal maddeler (yapıştırıcı, tiner, boyalar vb.) kimyasal temizlik maddeleri vb. solunum yolu ile zehirlenmelere neden olur.

Solunum yoluyla zehirlenmeler en sık soba ve şofbenden sızan zehirli gazlar, evlerde kullanılan kimyasal temizlik maddelerinin karıştırılması sonucu ortaya çıkan zehirli gazlar nedeniyle meydana gelir.

  • Solunum yoluyla zehirlenmeleri önlemek amacıyla alınabilecek bazı önlemler

 

  • Şofben/kombi kesinlikle banyo içinde bulunmamalıdır.
  • Şofben/kombi iyi çeken bir bacaya bağlanmalı ve havalandırma sistemi yeterli olmalıdır.
  • Yakıta uygun soba ve yakma yöntemi kullanılmalı, kömür kullanılıyorsa tam olarak tutuşmadan soba kapatılmamalıdır.
  • Evlerde kullanılan kimyasal temizlik maddeleri kullanma talimatına uygun olarak kullanılmalı ve kesinlikle birbiriyle karıştırılmamalıdır.
  • Solunum yoluyla zehirlenmelerde belirtiler

 

  • Baş dönmesi, bulantı, kusma
  • Solunum güçlüğü, siyanoz
  • Göğüs ağrısı, çarpıntı
  • Solunum ve kalp durması
  • Özellikle karbonmonoksit zehirlenmesinde cilt ve tırnaklar kiraz kırmızısı renk alır.

Solunum Yolu ile Zehirlenmelerde İlk Yardım

İlk yardımcı müdahale sırasında kendini korumak için ağzına, varsa maske ya da ıslak bez kapatmalıdır. Patlama ve yangın riskine karşı elektrik düğmeleri açılmamalı, elektrikli aletler ve ışıklandırma cihazları kullanılmamalıdır. Zehirlenmeye neden olan gaz kaynağı kapatılmalıdır.

  • Hasta temiz havaya çıkarılmalı, çıkarılamıyorsa cam ve kapılar açılarak ortam havalandırılır.

 

  • Yaşamsal belirtiler (ABC) değerlendirilir.

 

  • Gerekirse Ulusal Zehir Danışma Merkezi (114) aranır ya da tıbbi yardım (112) istenir.

 

  • Bilinç açıksa yarı oturur pozisyon verilir.

 

  • Bilinç kapalı ve solunum var ise koma pozisyonu verilir.

Cilt Yoluyla Zehirlenmeler

Cilt yoluyla zehirlenme; böcek sokmaları, hayvan ısırıkları, ilaç enjeksiyonları, saç boyaları ve zirai ilaçların deri ile teması sonucu deriden emilmesi ile oluşur.

Zehirli madde ile deri direkt temas etmişse ilk yardımcı kendini korumak için zehirli madde ile kesinlikle temas etmemelidir.

  • Zehirli madde ile deri direkt temas etmişse ilk yardım aşağıdaki gibi uygulanır:

 

  • Yaşam bulguları değerlendirilir.
  • Kimyasal madde bulaşmış giysileri varsa çıkarılır.
  • Kimyasal maddenin temas ettiği bölge 15-20 dakika boyunca bol suyla yıkanır.
  • Gerekirse Ulusal Zehir Danışma Merkezi (114) aranır ya da tıbbi yardım (112) istenir.

Hayvan Isırık ve Sokmalarında İlk Yardım

Kedi, köpek, arı, akrep, yılan, deniz canlıları, kene, örümcek, böcek vb. canlıların ısırık ve sokmaları neticesinde görülen zehirlenmelerde uygulanan ilk yardımda bazı farklılıklar vardır.

  • Hayvan ısırıkları

Hayvan ısırmalarında (kedi, köpek vb.) yüzeysel ve derin dokular etkilenir. Hayvanların ağzındaki mikroplar enfeksiyona neden olur. Isırma sonucu meydana gelen yaralar kuduz, tetanoz, ve enfeksiyon riski taşıdığından hemen tıbbi yardım istenmelidir. Yaralı zaman kaybetmeden en kısa sürede tetanoz ve kuduz aşısının yaptırılması konusunda uyarılmalıdır. Özellikle kuduz hastalığının ölümcül olması nedeniyle mutlaka tıbbi kontrol gerekmektedir.

Hayvan ısırıklarında ilk yardım aşağıdaki gibidir:

  • Yaralının ABC’si değerlendirilir.
  • Yara, 5 dakika süreyle sabunlu suyla yıkanır. Yara iyice temizlenerek etkenin sinirlere tutunması engellenir. Yaranın tahrişinden ve kanatılmasından kaçınılmalıdır.
  • Hafif yaralanmalarda yaranın üstü temiz bir bezle kapatılır.
  • Ciddi yaralanma ve kanama varsa yaraya temiz bir bezle basınç uygulanarak kanama durdurulur.
  • Tıbbi yardım istenir.
  • Yaralı kuduz ve tetanoz aşısını yaptırması hususunda yönlendirilir.
  • Genellikle 1 doz insan kuduz immunoglobulini, + 5 doz HDCV

(Humman Diploid Cell Vacine) aşısı uygulanır. İmmunoglobulin ve aşının 1. dozu maruz kalmadan hemen sonra yapılır. Aşının diğer dozları birinci aşılamadan sonra 3, 7, 14 ve 28. günlerde verilir.

  • Arı sokması

Arı zehri, hayvanın karın bölümünde bulunan özel bezlerden salgılanır ve iğnesinin dibinde bulunan zehir kesesinde toplanır. Birkaç günlük yavru arılarının zehir keseleri genellikle boştur buna karşın arı büyüdükçe zehir miktarı da artar. 20 günlük bir arı ömrü boyunca taşıyabileceği zehir miktarını kesesinde toplar. Erişkin bir bal arısı insanı soktuğunda iğnesi ile birlikte bazı organları da vücudundan koptuğundan kendisi de ölmektedir ancak bazı yaban arıları sokma esnasında iğnesini bırakmadığından birkaç kez sokabilir.

Arı sokmalarında acı, ağrı, şişlik, kaşıntı, kızarıklık gibi lokal belirtiler görülür. Arı, kişinin birkaç yerinden veya nefes borusuna yakın bir yerden soktuysa ya da kişi alerjik bünyeli ise tehlikeli olabilir. Hatta alerjik şok gelişebilir ve solunum yolu tıkanabilir.

Arı sokmalarında ilk yardım aşağıdaki gibidir:

  • Arının iğnesi derinin üzerinden görülüyorsa sıyırarak çıkarılır.
  • Bölge su ile yıkanır.
  • Soğuk uygulama yapılır. Soğuk uygulama, sokulan bölgenin şişmesini, ağrısını, kaşınmasını azaltır.
  • Eğer ağızdan sokmuşsa buz emmesi sağlanır.
  • Ağız içi sokmalarında ve alerji hikâyesi olanlarda hemen tıbbi yardım istenir.
  • Akrep sokması

Akrep sokması sonucu ölümler oldukça nadir görülür. Ancak sokulan bölgede kuvvetli lokal reaksiyonlar oluşur, şu belirtiler gözlenir:

  • Ağrı, yanma, kızarıklık, şişlik, morluk, iltihaplanma
  • Hâlsizlik, uyuşukluk, huzursuzluk
  • Kaslarda kasılma ve seğirmeler
  • Adale krampları, titreme ve karıncalanma
  • Havale ve felç

Akrep sokmalarında ilk yardım aşağıdaki gibidir:

  • Yaralı sırtüstü yatırılır ve sokulan bölge hareket ettirilmez.
  • Isırılan bölge suyla yıkanır.
  • Soğuk uygulama yapılır.
  • Yaranın üstü temiz bir bezle kapatılır.
  • Tıbbi yardım istenir.
  • Yılan sokması

Birçok yılan zehirli değildir ama bazı zehirli yılan ısırmaları insanlar için tehlikeli olabilir. Lokal ve genel belirtiler yanında alerjik reaksiyon nedeniyle ölümler görülebilir.

Yılan sokmasında aşağıdaki belirtiler görülür:

  • Sokulan bölgede iki diş izi, ağrı, yanma, morluk, şişlik, iltihaplanma gibi lokal reaksiyonlar
  • Bulantı, kusma, karın ağrısı, ishal gibi sindirim sistemi belirtileri
  • Aşırı susuzluk
  • Psikolojik bozukluklar
  • Terleme, tükürük salgısında artış
  • Kalpte ritim bozukluğu, baş ağrısı ve solunum düzensizliği
  • Şok ve kanama

Yılan sokmalarında ilk yardım aşağıdaki gibidir;

  • Yaralı uygun bir yere yatırılır, sakinleştirilip dinlenmesi sağlanır.
  • Yaralı ve ısırılan bölge hareket ettirilmez.
  • Yaraya yakın bölgede baskı yapabilecek eşyalar (yüzük, bilezik vb.) şişme ihtimaline karşı çıkarılır.
  • Yaralı bölge sabun ve su ile yıkanır.
  • Soğuk uygulama yapılır ancak üzerine buz konmaz.
  • Yara, baş ve boyunda ise yara çevresine baskı uygulanır, kol ve bacaklarda ise yara üstünden dolaşımı engellemeyecek şekilde sargı beziyle sarılır. Kesinlikle turnike uygulanmaz.
  • Tıbbi yardım istenir.
  • Yaşamsal bulgular izlenir.
  • Yara üzerine herhangi bir müdahale yapılmaz, yara kesilmez, emilmez.

Deniz canlıları sokması

Deniz canlılarından en sık denizanası, ısırgan balığı, denizkestanesi, ahtapot ve deniz örümceği sokmalarına rastlanır. Denizanasının bazı zehirli türleri ülkemiz sularında bulunmaktadır.

Lokal ve genel belirtiler görülür, bunlar:

  • Yaralı bölgede kızarıklık, şişlik, iltihaplanma
  • Ciltte su dolu kabarcıklar
  • Sıkıntı hissi, huzursuzluk, baş ağrısı
  • Bazı durumlarda kas krampları, solunum zorluğu, havale ve şok

Deniz canlıları sokmasında ilk yardım:

  • Yaralı bölge hareket ettirilmez.
  • Batan diken varsa ve görünüyorsa sıyırarak çıkarılır.
  • Etkilenen bölge ovulmaz.
  • Denizanası çarpmasında derhâl deniz suyu ile yıkanır (tatlı su ve buz kullanılmamalı).
  • Denizkestanesi dikeni batmasında yaralanan bölge 43-45 °C ısıdaki sıcak su içinde ağrı sona erinceye kadar (30-60 dk.) bekletilir. Bu ısıda toksinler etkisiz hâle gelmektedir.
  • Gerekiyorsa tıbbi yardım istenir.
  • Kene ısırması

Keneler, insan ve hayvan kanından beslenen artropodlar olup dünyanın birçok bölgesinde bulunur. Kenenin bazı türleri, ateş ve kanama gibi bulgularla seyreden kırım kongo kanamalı ateşi adı verilen hastalığa neden olan virüsü taşır. Hastalık, genellikle kene ısırığı ile virüsün bulaşmasından 1-3 gün sonra ortaya çıkar. Bu süre en fazla 9 güne kadar uzayabilir.

Bu hastalığın belirti ve bulguları sıklıkla ani başlar ve şu şekilde görülür:

  • Aşırı hâlsizlik, yorgunluk, eklem ve kas ağrısı
  • Ateş, baş ağrısı, boğaz ağrısı
  • Bulantı, kusma ve ishal, karın ağrısı
  • Konjunktivit, sarılık, fotofobi
  • Duygu-durum değişikliği
  • Başlangıç bulgularını takiben kanama bulguları ortaya çıkar ki bunlar: deri altında kanama, burun kanaması, diş eti kanaması, kan tükürme, kan kusma, idrarda kan olması ve iç organlarda kanama şeklindedir.

Olgunlaşmamış keneler, virüsü hayvanlardan alıp erişkin hâle geldikten sonra kan emdikleri insanlara bulaştırır. Kan emmeye başlayan kene, ağız kısmındaki hortumunu cilt içine sokar ve doyuncaya kadar çıkartmaz. Bu hortum, geri çıkışı engellemek için çıkıntılar içerdiğinden kolay çıkmaz. Bu nedenle keneyi çıkartmak için zorlamamak gerekir. Çok zorlandığında sıvıyı erken salgılayıp virüsü bulaştırabilir veya boru kısmı koparak cilt içinde kalabilir. Ayrıca zorlama kenenin patlayarak enfekte sıvı ve kanının ciltteki çiziklerden ya da göze sıçrayarak bulaşmasına yol açabilir. Bu nedenle vücuda yapışık kene görüldüğünde çıkartılmaya çalışılmadan bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.

Kene ısırmasında ilk yardım;

  • Kene çıkarılmaya çalışılmaz. Kene üzerine herhangi bir kimyasal madde (alkol, gaz yağı, kolonya, deterjan vb.) kesinlikle dökülmez, sigara veya ateş kullanarak çıkartılmaya çalışılmaz. Çünkü kene bu sırada kusarak mikrobu vücuda bulaştırabilir.
  • Kene, sıkılmaz, patlatılmaz, koparılmaz ve iğne batırılmaz.
  • Kenenin bulunduğu bölge sabunlu su ile yıkanır.
  • Kene, kendiliğinden çıkmışsa içinde çamaşır suyu bulunan uygun bir kaba konarak hasta ile beraber teslim edilir.
  • Tıbbi yardım istenir.
0 Paylaşımlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir