Acil Bakım Gerektiren Hastalıklarda İlk Yardım

Acil Bakım Gerektiren Hastalıklarda İlk Yardım

Acil Bakım Gerektiren Hastalıklarda İlk Yardım olarak; Acil bakım gerektiren hastalıklarda bilinç düzeyinin belirlenmesi önemlidir. Bilinç; uyanık olma, çevresel ve kendi vücudundan kaynaklanan tüm uyarıları algılayabilme, doğru değerlendirebilme ve bunlara uygun, yerinde tepki oluşturmadır. Bilinç düzeyi, hasta veya yaralının hastalık veya travmadan ne kadar etkilendiğini gösteren bulgulardan biridir. Bu nedenle ilk yardım yapan kişi, hasta veya yaralının bilinç düzeyini değerlendirebilmelidir.

Bilinç Bozukluğu

Bilinç bozukluğu, beynin normal faaliyetlerindeki bir aksama sonucu, uyku hâlinden başlayarak hiçbir uyarıya cevap vermeme (bilinç kaybı) hâline kadar giden bilincin kısmen ya da tamamen kaybolması hâlidir. Bilincin kısmen ya da tamamen kaybolması beynin normal faaliyetindeki bir aksamaya işarettir. Birçok hastalıktan ve yaralanmadan sonra görülen ciddi bir durumdur. Bazen de ölümle sonuçlanabilen çok daha ciddi olayların ön habercisidir.

Sözlü uyarıya cevap vermeme durumundan, dokunarak yapılan uyarıya cevap vermeme durumuna kadar değişik derecelerde bilinç bozukluğu gelişebilir. Bilinç bozukluğu, kısa süreli bayılma ya da koma şeklinde görülebilir.

Bayılma

Bayılma, beyne giden kanın azalması sonucu beyin hücrelerinde oksijen azlığı veya yokluğuna bağlı olarak ani gelişen, yüzeysel ve geçici bilinç kaybı durumudur. Bayılma tablosu genelde ayaktayken gelişir. Hastanın gözü kararır, rengi solar, bilinci kaybolur ve hasta yere düşer. Bu süre içinde solunum ve dolaşım durabilir. Düşme ya da yatma sonucu beyin daha iyi kanlanınca birkaç dakika içinde bilinç geri gelir. Bayılma, genellikle birkaç dakikadan fazla sürmez, iyileşme hızlı ve tamdır.

  • Bayılma nedenleri

 

  • Korku, aşırı heyecan
  • Yorgunluk, aniden ayağa kalkma
  • Açlık
  • Uzun süre ayakta hareketsiz kalma
  • Aşırı sıcak ortamlar
  • Kan şekerinin düşmesi
  • Bazı enfeksiyon hastalıkları
  • Bayılma belirtileri

 

  • Baş dönmesi, göz kararması
  • Yüzde solukluk, üşüme, soğuk terleme
  • Hızlı ve zayıf nabız
  • Hâlsizlik, bacaklarda uyuşma
  • Bilinçte bulanıklık
  • Yere düşme

Koma

Koma, çeşitli nedenlere bağlı olarak duyu organlarının hiçbir uyarana tepki vermeyecek şekilde fonksiyonlarını kaybetmesi ile karakterize, çok derin ve uzun süreli bilinç kaybı hâlidir.

Koma nedenleri

  • Düşme veya şiddetli darbe
  • Özellikle kafa travmaları
  • Zehirlenmeler
  • Aşırı alkol, uyuşturucu kullanımı
  • Şeker hastalığı
  • Karaciğer hastalıkları
  • Havale gibi ateşli hastalıklar
  • Vücut sıcaklığının düşmesi ve genel vücut donması
  • Aşırı oksijen eksikliği ya da CO zehirlenmesi
  • Koma belirtileri

 

  • Yutkunma, öksürük gibi tepkilerin kaybolması
  • Sesli ve ağrılı uyarılara tepkisizlik,
  • Işığa karşı tepkisizlik,
  • İdrar ve gaita kaçırma
  • Çok derin bilinç kaybı

Bilinç Bozukluğunda İlk Yardım

  • Kişi başının döneceğini hissederse

 

  • Sırtüstü yatırılır.
  • Sıkan giysileri varsa gevşetilir.
  • Ayakları 30 cm kaldırılır (şok pozisyonu).
  • Kendini iyi hissedinceye kadar dinlenmesi sağlanır.
  • Kişi bayıldıysa

 

  • Sırtüstü yatırılır.
  • Sıkan giysileri varsa gevşetilir.
  • Ayakları 30 cm kaldırılır.
  • Solunum yolu açıklığı kontrol edilir ve açıklığın korunması sağlanır.
  • Solunum kontrol edilir.
  • Kusma varsa başı yana çevrilir.
  • Etraftaki kalabalık uzaklaştırılır.
  • Bilinç kapalıysa

 

  • Hasta veya yaralının yaşam bulguları (ABC) değerlendirilir.
  • Solunumu varsa ve herhangi bir yaralanması yoksa koma pozisyonu verilir.
  • Tıbbi yardım (112) istenir.
  • Tıbbi yardım gelinceye kadar hastanın yaşam bulguları kontrol edilir.

Bilinç Bozukluğuna Neden Olan Bazı Hastalıklar

Bilinç bozukluğuna neden olan hastalıklar arasında yüksek ateş nedeniyle oluşan havale, epilepsi ve şeker hastalığı sayılabilir.

Ateşli Havalede İlk Yardım

Vücut sıcaklığının normal değeri 36,5 °C’dir. Normal değerin üstünde olması yüksek ateş, altında olması ise düşük ateş olarak ifade edilir. Vücut sıcaklığının 41-42 °C’nin üstüne çıkması ve 34,5 °C’nin altına düşmesi hayati tehlikeyi işaret eder.

Havale, bir tahriş nedeniyle (yüksek ateş, travmalar, enfeksiyonlar vb.) beyinde meydana gelen elektriksel boşalmalar sonucu vücut kaslarında, kontrol edilemeyen kasılmalarla karakterize bir durumdur. Ateşli havale ise herhangi bir hastalık sonucu vücut sıcaklığının 38 °C’nin üstüne çıkması durumunda görülür. Genellikle ateşin yükselme aşamasında ya da en yükseğe ulaştığı dönemde görülür. Ateşli havale, yüksek ateşe karşı dirençleri düşük olması nedeniyle genellikle 6 ay-6 yaş arasındaki çocuklarda görülür.

Ateşli havalede ilk yardım aşağıdaki gibi uygulanır:

  • Hastanın giysileri çıkartılır.
  • Musluk suyu ile havlu veya küçük bez parçaları ıslatılır.
  • Islak bezler, hastanın koltuk altlarına, kasıklarına, dirseklerin iç yüzü ve avuç içlerine yerleştirilir. Bezler sık sık değiştirilerek ateş, aşamalı olarak yavaş yavaş düşürülmeye çalışılır. Islak bezler, direkt olarak karın ve göğüs bölgesi üzerine konulmaz.
  • Ateş bu yöntemle düşmüyorsa hasta, oda sıcaklığındaki su ile yıkanır.
  • Tıbbi yardım (112)

Yüksek ateşin düşürülmesinde aşırı soğuk su ve alkol kullanılmamalıdır. Çünkü soğuk su ve alkol, yüzeysel damarların kasılarak daralmasına neden olur ve ısı kaybını engeller. Ayrıca soğuk su, ürpertiye neden olur.

Epilepside (Sara Krizi) İlk Yardım

Epilepsi; beyinde ani, aşırı ve anormal elektrik deşarjına bağlı olarak ortaya çıkan bir durumdur. Bu elektrik deşarjı, tüm vücuda anormal emirlerin gönderilmesine ve nöbetler şeklinde kontrol edilemeyen kasılmaların ortaya çıkmasına neden olur. Nöbetin nedeni, beklenmeyen elektriksel uyarılardır.

Epilepsi, dünyanın her bölgesinde erkek ve kadında, her türlü ırkta ve yaklaşık 100 kişide bir oranında görülebilen kronik bir hastalıktır. Hastalığın şekilleri ve nedenleri çok çeşitlidir. Sara krizini davet eden bazı durumlar olabilir. Örnek: Uzun süreli açlık, uykusuzluk, aşırı yorgunluk, epilepsi tedavisinde kullanılan ilaçların doktor izni dışında kesilmesi ya da değiştirilmesi, hormonal değişiklikler vb. Sara krizi, madde bağımlılarının geçirdiği madde yoksunluk krizi ile karıştırılabilir.

Epilepsi nöbetleri, değişik tiplerde olabilir. Nöbetler, büyük (bütün vücutta kasılma ve çırpınma) ya da küçük (sadece yüz, kol ya da bacakta kasılma) veya anlamsız konuşma ve davranışlar ile karakterize nöbetler şeklinde ortaya çıkabilir. Epilepsi hastaları kendilerine verilen ilaçları düzenli olarak alırsa nöbet geçirmezler veya nöbetler çok hafif geçer.

  • Epilepsinin nedenleri

 

  • Kalıtsal nedenler
  • Doğumda ve doğumdan sonra geçirilen kafa yaralanmaları (beyin zedelenmesi)
  • Zehirlenmeler
  • Metabolizma bozukluğu
  • Beyinde apse, tümör
  • Kan damarlarında tıkanma
  • Küçük yaşlarda yüksek ateş
  • Menenjit (beyin zarı iltihabı)

 

 

  • Epilepsi nöbetinin belirtileri

 

  • Hastada aniden oluşan ve ön haberci denilen normalde olmayan kokuları alma, korku, yüz ve gözde istem dışı hareketler ve baş dönmesi gibi ön belirtiler oluşur.
  • Hasta bazen ses çıkararak ani bir şekilde bilincini kaybeder ve yere yığılır.
  • Başını yere çarpıp yaralayabilir, aşırı kontrolsüz hareketler gözlenir.
  • Yoğun ve genel adale kasılmaları görülür. Bu aşamada tüm vücutta olduğu gibi çene de kasılır. Hasta; dilini ısırılabilir, dişleri kırılabilir. Ağzından köpüklü salya gelir, 10- 20 sn. kadar solunumu durabilir.
  • Gözler yukarı kayar. Dokularda ve yüzde morarma gözlenir.
  • İdrar ve dışkı kaçırabilir.
  • Nöbet sonrası hasta gevşeyerek soluk almaya başlar, ancak bilinç hemen yerine gelmez. Bilincin netleşmesi 10- 25 dk. kadar sürebilir. Hasta yorgundur ve uyuma ihtiyacı hisseder. Hastalar belli bir süre sonra nöbet öncesindeki normal aktivitelerini kazanırlar.

Epilepsi nöbetlerinin 30 dakikadan uzun sürmesi ya da bu süre içinde hasta düzelmeden birden çok nöbetin art arda tekrarlamasına status epileptikus denir.

  • Epilepsi nöbetinde ilk yardım aşağıdaki şekilde uygulanır:

 

  • Olayla ilgili güvenlik önlemleri alınır. Örnek: Hasta yol ortasında nöbet geçiriyorsa olay yerindeki trafik akışı kesilmelidir.
  • Sıkan giysileri varsa gevşetilir.
  • Kendisini yaralamamasına dikkat edilir. Yaralanmaya neden olabilecek gereçler etraftan kaldırılır.
  • Başını çarpmasını engellemek için başın altına yumuşak bir malzeme konulur.
  • Nöbet esnasındaki kasılmaların kendiliğinden geçmesi beklenir.
  • Nöbet sonrası solunum yolunun açıklığı sağlanır. Solunum kontrol edilir.
  • Kusma varsa mide içeriğinin solunum yoluna kaçmasını engellemek amacıyla başı yana çevrilir.
  • Düşme sonucu yaralanma varsa gerekli ilk yardım yapılır.
  • Tıbbi yardım (112) istenir.

Geçirilen nöbetin sürecini tamamlaması beklenir. Nöbet esnasında hastanın elleri ve kolları bağlanmaz, kilitlenmiş çene açılmaya çalışılmaz, herhangi bir madde koklatılmaz ve ağızdan yiyecek içecek verilmez.

Diyabet (Şeker Hastalığı)

Diyabet, başta karbonhidratlar olmak üzere protein ve yağ metabolizmasını ilgilendiren bir metabolizma hastalığıdır. Diyabet hastalarındaki temel metabolik bozukluk, kan yoluyla taşınan glikozun (şekerin) hücrelerin içine girememesidir. Normal koşullarda besinlerden elde edilen veya karaciğerdeki depolardan kana salınan glikoz, pankreas tarafından salgılanan insülin hormonunun yardımıyla hücre içine girer ve yakılarak enerjiye dönüşür.

İnsülin yetersizliğine bağlı olarak besinlerdeki şekerin enerjiye dönüşememesi ve kanda yükselmesi sonucu diyabet oluşur. Diyabet hastaları, kandaki şeker dengesini koruyabilmek için aldıkları gıdanın kalorisini kontrollü bir şekilde almaya çalışır ve ilaç kullanırlar. Ancak bazen alınan besinlerin kalorisinin fazla olması, ilacın yetersiz alınması veya uzun süren açlık gibi durumlarda kan şekerinin yükselmesi ya da kan şekerinin düşmesi görülebilir. Her iki durumda da hastanın yaşamı tehlikeye girebilir ve ilk yardım gerekir.

Kan Şekeri Düşmesinde (Hipoglisemi) İlk Yardım

Kanda glikoz düzeyinin normal sınırın altına düşmesidir.

  • Kan şekeri düşmesinin nedenleri

  • İnsülin ya da antidiyabetik ilaçların fazla dozda alınması
  • Uzun süren egzersiz sonrası
  • Uzun süre aç kalma
  • Kötü beslenme ve alkol kullanma
  • Mide, bağırsak ameliyatı geçirenlerde yemek sonrası (emilimin yetersiz olması nedeniyle)

 

  • Kan şekeri düşmesinde belirtiler

 

  • Hâlsizlik, aşırı yorgunluk hissi, baş ağrısı
  • Sinirli, olağan dışı davranışlar
  • Titreme, terleme
  • Yüzeysel solunum
  • Hızlı nabız
  • Uykuya meyil
  • Reflekslerde azalma
  • Konuşma güçlüğü, görme bozukluğu
  • Bilinç kaybı

 

  • Kan şekeri düşmesinde ilk yardım aşağıdaki şekilde uygulanır:

 

  • Hastanın ABC’si değerlendirilir.
  • Hastanın bilinci yerinde ise ağızdan şeker, şekerli içecekler verilir. Fazla şekerin bir zararı olmaz. Ayrıca belirtiler fazla şekerden meydana gelmişse bile fazladan şeker verilmesi, hastanın düşük kan şekeri düzeyinde kalmasından daha az zararlı olacaktır. Çünkü, düşük kan şekeri, beyinde ve diğer hayati organlarda kalıcı zararlara neden olabilir.
  • Hastanın bilinci yerinde değilse ağızdan hiç bir şey verilmez, koma pozisyonu verilir.
  • Tıbbi yardım istenir.

Kan Şekeri Yükselmesinde (Hiperglisemi) İlk Yardım

Kanda glikoz düzeyinin normal sınırın üstüne çıkmasıdır. Kan şekerinin uzun süre yüksek seyretmesi sonucu koma gelişebilir. Şeker hastası olduğu bilinen kişide aşağıdaki bulgular da gözleniyorsa şeker koması olma ihtimali yüksektir.

  • Hızlı ve derin solunum
  • Hızlı ve zayıf nabız
  • Kuru ve sıcak deri
  • İçe çökmüş gözler
  • Nefesinde çürük elma kokusu

Kan şekeri yükselmesinde bilinç kaybı gelişmişse hastanın ABC’si değerlendirilir, solunumu varsa koma pozisyonu verilerek hemen tıbbi yardım istenir.

Göğüs Ağrısında İlk Yardım

Kalbin normal çalışabilmesi için sürekli oksijene ihtiyacı vardır. Kalbin oksijen ihtiyacını kalp kasını besleyen damarlar sağlar. Damarların herhangi bir nedenle tıkanması sonucu kalp kası beslenemez ve kalbin normal çalışması bozulur. Göğüs bölgesinde kuvvetli ağrı hissedilir. Göğüste hissedilen kuvvetli ağrının nedenleri arasında en sık kalp spazmı ve kalp krizi görülür.

Kalp Spazmında (Angina Pektoris) Belirtiler

  • Sıkıntı hissi, nefes darlığı
  • Genellikle göğüs ortasında başlayan ağrı, kollara, boyuna, sırta ve çeneye doğru yayılır.
  • Ağrı, fiziksel hareket, heyecan, üzüntü ya da fazla yemek yeme sonucu ortaya çıkar.
  • Ağrı kısa sürelidir, yaklaşık 5- 10 kadar sürer.
  • Ağrı istirahat ile durur, istirahat hâlindeyken görülmesi ciddi bir durumu gösterir.

Kalp Krizinde (Miyokart Enfarktüsü) Belirtiler

  • Hasta ölüm korkusu ve yoğun sıkıntı hisseder.
  • Ağrı, göğüs ya da mide boşluğunun herhangi bir yerinde, sıklıkla kravat bölgesinde görülür, omuzlara, boyuna, çeneye ve sol kola yayılır. Ağrı, kalp spazmına benzemekle birlikte daha şiddetli ve uzun sürelidir.
  • Ağrı, dinlenmekle geçmez.
  • En çok mide ağrısı, hazımsızlık, gaz sancısı veya kas ağrısı ile karıştırılır. Bu tür gaz ya da kas ağrıları, aksi ispat edilinceye kadar kalp krizi olarak düşünülmelidir.
  • Terleme, mide bulantısı ve kusma görülebilir.

Göğüs ağrısında ilk yardım aşağıdaki gibi uygulanır:

  • Hastanın yaşamsal bulguları (ABC) kontrol edilir.
  • Hasta hemen dinlenmeye alınır, sakinleştirilir.
  • Yarı oturur pozisyona getirilip rahat nefes alması sağlanır.
  • Kullandığı ilaçları varsa almasına yardım edilir.
  • Tıbbi yardım istenir.
  • Yardım gelinceye kadar yaşam bulguları izlenir.
0 Paylaşımlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir